Mobilities
  • Hakkımızda
  • Haberler
  • Makaleler
  • Röportajlar
  • Konuşmacımız Göçmen
  • Dış Kaynaklar
  • English
Mobilities
No Result
View All Result

Çukurpazar, Aksaray’da Afrika Yemek Çarşısı

Nisan 22, 2024
in Makaleler
A A
0
Share on XShare on FacebookShare on WhatsApp
Tarihi Çukurpazar Çarşısı | Aksaray | Fotoğraf: Prof. Dr. Mahir Şaul

Mahir Şaul
[email protected]

Başında Ekşi Sözlük web sitesinde paylaşılan bir video klipine kişisel bir yorum bu.  Klipi artık orada bulamıyorum ama X’te mevcut.

Klip/video üç dakika uzunluğunda ve telefon kamerasıyla, görünüşe göre bir anlık dürtüyle çekilmiş. Çekimi yapan, tarihini 17 Haziran 2023 olarak veriyor. Sanat iddiası yok, teknik yapım ustalıkları sergilemeye de çalışmıyor. Sadece şehir merkezine çok yakın bir mesafede çok değişik yabancıların serbestçe dolaşıp alışveriş yapması çekimi yapan insanı rahatsız etmiş, başka vatandaşları uyarmak için telefon kamerasıyla belgelemeye karar vermiş diye anlaşılıyor.

Video klipi İstanbul’un önemli bir meydanı olan Aksaray’ın etrafındaki ucuzcu alışveriş yerlerinden birinde, resmi adıyla Tarihi Çukurpazar Gıda ve Giyim Çarşısı’nda çekiliyor. Bu çarşı fazla bilinmez, Aksaray semti civarında oturan pek çok kişi bile buraya aşina değildir.

Çukurpazar, yeraltında inşa edilmiş iki katlı, pek büyük olmayan bir alışveriş alanı. Üst katı giysilere ayrılmış, alt katında ise gıda satılıyor, kasap ve manav dükkanları hâkim. Kasap stantlarında sakatat önemli yer kaplıyor. Pazar’ın girişi Turgut Özal-Millet Bulvarı’nın Aksaray Meydanı’na ulaştığı yerin yakınında. Demir döner merdivenle alışveriş mekânlarına iniyorsunuz.  Aksaray Meydanı, şehrin en alçak kesimlerinden birini oluşturuyor (eski Lykos/Bayrampaşa deresinin Marmara Denizi üstündeki ağzına çok yakın). İstanbulluların iyi bildiği gibi, geniş bir düzlem üzerinde birkaç geniş ana caddenin kesiştiği kalabalık, trafiği yoğun keşmekeş bir alan. 1950’li yılların sonlarındaki Vatan ve Millet caddeleri inşaatı ve alan düzenleme projesi eski derenin üzerini tamamen örttü, su görünmez oldu. “Çukurpazar”ın geçmişi hakkında resmi adının başında bulunan “Tarihi” sıfatını açıklayacak bilgilere ulaşamadım. Başka videolarda ve gazete haberlerinde, mağaza sahipleri bu alışveriş mekanının “80 yıl önce” yeniden yapıldığını ve 1980 yılında bir tadilattan sonra bugünkü şeklini aldığını açıklıyor. Gerçekten de yapı, 1960’lar veya 1970’lerde inşa edildiğini düşündüren açık bir alan altında betonarme bodrum katı bir bina görünümünde.

Tarihi Çukurpazar Çarşısı’nda satılan yam (Dioscorea türü) ve kurutulmuş, işlenmiş yayın balığı. | Fotoğraf: Prof. Dr. Mahir Şaul

Video klip, bir çift ayağın döner merdivenin demir basamaklarından inişini gösteren görüntülerle başlıyor, aynı zamanda klipi çeken kişinin sesini duyuyoruz: “İlginç”. Sonra aynı kelime bir daha söyleniyor. Peşinden kısa bir açıklama geliyor: “İstanbul’un göbeğindeyiz”. Daha fazla vurgu yapmak için bu sefer, “Burası Türkiye’nin göbeği” diye tekrar ediliyor. Bundan sonra fazla bir sözlü açıklama yok. Klipi çeken belli ki çok fazla cümle kurma alışkanlığı olan kelime dağarcığı geniş bir insan değil, sakıncalı bulduğu şeyi görüntülerle anlatmaya çalışıyor.

Siyah tenli Afrikalılar görüyoruz, hava sıcak olduğundan kısa kollu gömlek veya tişört giyiyorlar. Çoğunun elinde satın aldıkları şeyleri taşıdıkları poşetler var.  Birkaçı kişi daha az görülen, belki de Afrika’dan aldıkları canlı renk desenli gömlek giymiş, ama çoğunun giyimi sıradan, dikkate değer bir tarafı yok. Birkaç gençte sırt çantası var. Kamera, etekleri yere uzanan hafif bir entari giymiş, başında kumaş takke olan uzun boylu genç bir Afrikalı keşfediyor, ona takılıyor. Adamı merdivene doğru yürürken arkasından takip ediyor. Başında başörtüsü şal taşıyan bir iki kadın geçerken görüntünün kenarında beliriyor, ama kamera onlara odaklanmıyor.  “Çalışanlar da yabancı” deniyor.  Et tezgâhının arkasında Afrikalı bir satış elemanı görüyoruz. Diğer satıcıların çoğu Türk. Bu pazarı ziyaret ettiğim ve neye benzediğini bildiğim için, kameranın siyah kabuklu çok kocaman patatesleri andıran yam yumrularını (Dioscorea türü), bazı tezgahlarda yığılmış olan ve başında satıcıları da Afrikalı kadınlar olan plantain muzlarını (pişirme gerektiren büyük ve değişik görünümlü türler), küçük PET şişelerde satılan kırmızı palmiye yağını veya ufak tefek baharat paketlerini, şişelerdeki sosları filan, yani yabancı yiyecekleri çekmediğini fark ediyorum. Belli ki klipi çeken kişiyi aslında rahatsız eden şey insanlar, tenleri siyah olan ya da giydikleriyle yabancılık izi taşıyan müşteriler. Klip, sonunda yine söz kıtlığını belli eden basmakalıp bir lafla bitiyor, ama aynı rahatsızlığa işaret ediyor: “Bambaşka bir yer!”

Ekim 2022’de yayınlanan ve yine Çukurpazar üzerine olan ama videosuz başka bir paylaşım bu klipe benzer bir duygu aktarıyor. Başlığı şöyle: ‘İstanbul’un Göbeğinde Mide Bulandıran Görüntü: Afrikalılar Tarihi Çarşıyı Ele Geçirdi.” İçinde verilen bilgiler: Pazarın müşterileri çoğunlukla Afrikalılardan oluşuyor. Bu nedenle de pazarın, Çukurpazar olan ismi halk arasında “Afrika Pazarı” olarak geçiyor.

Ekşi Sözlük’te 15 Mart 2022 tarihinde paylaşılan ve yine benzer duygular taşıyan bir yoruma rastlıyoruz: “ortamda beyaz tenli türk olarak gezince resmen azınlık oluyorsunuz. bu kadar afrikalıyı ancak afrika’da bir arada görebilirsiniz. bu kadar afgan’ı da yanyana ancak afganistan’da ve bu çarşıda görebilirsiniz. hayvanların hiç ummadığınız ve haberdar olmadığınız yerleri satılıyor burada.”

Şimdi, bu videoya karşıt olarak, Çukurpazar’ın EnBabaMuHaBİR adlı YouTube kanalında yayınlanan bir başka haberin sözünü etmek istiyorum. Bu haber programı da çarşının alt katındaki gıda reyonunda çekilmiş. Sansasyonel ama farklı bir vurgu ile yapılmış: Öne çıkardığı konu satıştaki gıdaların sunumunda hijyen eksikliği. Profesyonelce çekilmiş ve ekranda görünmeyen muhabirin devamlı olarak yüksek perdeden ifşa edici sesini işitiyoruz. En fazla alt katın ortasındaki et bölümüne odaklanıyor. Görüntülerde en çok dana ayağı ve koyun kellesi gibi sakatatlar beliriyor. Etrafta sinekler var, zaman zaman bir tanesi bir et parçasının üzerine konuyor, yerler de temiz görünmüyor.

Vitrinin arkasındaki satıcılarından biri, etlerin aslında soğutulmuş stantlarda tutulduğunu, ama kolaylık olsun diye üst sürgülü cam kapılarının çıkarıldığını ve bu yüzden ziyaretçilere sağlıksız gibi göründüğünü söylüyor. Başka bir satıcı, satılan paça ve kellelerin alevden geçirme yoluyla tütsülendiğini anlatıyor; sakatatın, kimyasal temizlik yaygınlaşmadan önce Türkiye’de de eskiden tüylerini temizlemek ve muhafaza için bu şekilde hazırlandığını açıklıyor. Bu işlem etin derisine duman rengi veriyor ve siyah yanık noktaları oluşturuyor, bu da görünümlerinde iştah açıcı bir izlenim yaratmıyor. Türkiye’de artık bu işlem yapılmıyor ama Afrikalı tüketiciler kimyasal temizlik yerine lezzet için bunu tercih ediyor, onun için öyle yapıyoruz, diyor. Bir başka satıcı, alışveriş merkezindeki farklı satıcıların farklı hijyen standartları uyguladığını, çoğunun belediyenin sağlık kurallarına uyduğunu, ama uymayanların da kişisel olarak sorumlu tutulması gerektiğini, herkesi toptan suçlamanın doğru olmadığını söylüyor.

YouTube’daki EnBabaMuHaBİR kanalındaki sunum o kadar etkili ki, program bitmeden belediyenin üniformalı güvenlik görevlileri olan zabıta, ortaya çıkıyor ve tezgahları denetlemeye başlıyor. Sunucu, ihlalde bulunan satıcılara ceza kesildiğini söyleyerek haberini bitiriyor.

X’te bulduğum kişisel video ve ona eklediğim benzer düşüncedeki iki yorum ile YouTube’da bulduğum “hijyen” konulu haber programı arasında gerçek bir zıtlık var. Haber programı, sansasyonel ve suçlayıcı tonda yapılmış, ama yabancı düşmanı değil. Alıcıların çoğunun Afrikalı olduğunu belirtiyor, ama bunun üzerinde fazla durmuyor ve hatta bunu fazla vurgulamamaya özen gösterdiğini hissediyoruz.

Tarihi Çukurpazar Çarşısı’nda satılan yam (Dioscorea türü) ve plantain. | Fotoğraf: Prof. Dr. Mahir Şaul

Şu anda Türkiye’de “yabancılara” karşı tavırda gerçek bir bölünme olduğunu göstermek için bir örnek olarak sunuyorum. Nüfusun bir kesiminde artık hiç çekinmeden söze dökülen yabancı düşmanı (xenofob) bir tutum var. Bu bazen ten rengi fobisine dönüşüyor, Kuzey Amerika’nın geçmişinden bildiğimiz klasik ırkçı tavırlara çok yaklaşıyor. 2012 veya 2013 yıllarında Türkiye’de göçmen meselelerinin tartışılması bir kırılma noktasına girmiş gibi görünüyor. Benim Türkiye’deki göçmen sorunlarını araştırmaya başladığım ilk yılları da kapsayan o döneme kadar, Türkiye’de ırkçılık olmadığını iddia eden biraz tedirgin, hafif milli korumacı argümanlar duymak yaygındı. Siyasi yelpazenin değişik noktalarında bulunan birçok dinleyici, Türkiye’de insanların “ırkçı” denebilecek ayrımcılık biçimleri sergilemediğini ileri sürüyordu. O tarihten sonra çok sayıda Suriyeli ve ardından Afgan ve diğer Asyalı göçmenlerin veya sığınmacıların gelmesiyle tutumlar değişti. Bazı insanlar “yabancıları sevmiyorum ve onları istemiyorum, eğer bu ırkçılıksa benim için sorun değil” ve hatta “ırkçı sözler söylemeye devam edeceğim” gibi şeyler demeye başladı.

Eş zamanlı olarak bunun tam tersi, daha bilinçli bir ırkçılık karşıtı söylem ortaya çıktı. Başlangıçta tartıştığım ilk video klipine yapılan yorumlardan bir tanesi biraz alaycı sözlerle başlayarak şöyle diyor: “Aman ne büyük bir sırrı, ne dehşetli bir skandalı ifşa ettiniz; tebrikler!. Aksaray Çukur Pazar’da uyuşturucu, silah veya kadın satmıyorlar. Meşru bir ticaret var. Siz insanların diline, rengine, kültürüne düşman olmayı, kin&nefret saçmayı marifet mi sanıyorsunuz?” [https://twitter.com/kenan_alpay/status/1703161920713592894]

TweetShareSend
Next Post

Yeni Hedefler: Türkiye’de Yabancı Düşmanlığının Afrikalı Göçmenleri Tehdit Ederek Genişlemesi

Related Posts

New Targets: The Shift of Xenophobic Discourse Towards the African Diaspora in Turkey

Yeni Hedefler: Türkiye’de Yabancı Düşmanlığının Afrikalı Göçmenleri Tehdit Ederek Genişlemesi

by Nevra Babürşah
Nisan 29, 2024

Dr. Asma Hedi Nairi Ö[email protected] Türkiye’de nefret söylemi ve yabancı düşmanlığı irkiltici bir şekilde yükselme gösteriyor. Ayrımcılık,  yönetimin açıklamalarında, medya...

Next Post
New Targets: The Shift of Xenophobic Discourse Towards the African Diaspora in Turkey

Yeni Hedefler: Türkiye'de Yabancı Düşmanlığının Afrikalı Göçmenleri Tehdit Ederek Genişlemesi

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • English
Mobilities.Org

Mobilities.Org - Tüm Hakları Saklıdır. ©2024

No Result
View All Result
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Haberler
  • Makaleler
  • Röportajlar
  • Konuşmacımız Göçmen
  • Dış Kaynaklar
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • English